15/2/2007 - KuSuRsUz AşK!!!
Artık gitme demeyeceğim,
zaten iyice hazırsın bu sefer.
Her şeyi yanında götür;
anılarımızı, umutlarımızı,
sevgimi de al.
belki lâzım olur.
Tek kelime etmesem diyorum,
ama etmeliyim, sana bilmediğin
bir şeyden bahsetmeliyim;
kendimden.
Evet, onca zaman tanıdığını
sandığın benden.
Hırçın yanımı gördün daha çok,
oysa öyle uysal bir
çocukmuşum ki.
Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan?
Sanırım, düşünmedin.
Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim,
mevsimleri de.
Aslında çok şey var sevdiğim,
kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun
vedalaşma anları,
İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep
vurgun
saatlerinde geldin, ya da sen vurdun.
Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin
boşluğumla,
denizden gelecek bir gemi bekledim durdum,
sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir
yıldıza.
Kadınlar, erkekler, çocuklar ,
şehirler tanıdım, çoğunu da
sevdim.
Aşklarım da oldu,
hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en
çok seni sevdim.
Ve şimdi gidiyorsun,
evet git içimdeki melek sana dua
edecek.
Sanırım , kahrolmayacağım bu veda sahnesine - senin baban
öldü mü?
Bu gidiş bu gidiş ölümden beter olamaz...
Hangisi doğru bilmiyorum,
Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?
Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz
sabaha uyanmam mı?
Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört,
ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git.
Hayır hayır gitme!
Yani git de ışığı yak git,
ben,
karanlıktan korkuyorum da!
Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.
Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık
olsun.
İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git.
Dur, burayı iyi dinle; bir kez daha söylüyorum ve son kez.
Seni seviyorum.
Sen giderken ben içimden haykıracağım
'kusursuz bir aşktı
bu' diye.
Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum...
Yine de tanıdı gönlüm yaşadı
Bir kusursuz aşk büyüttüm sana pişman değilim
Her akşam vaktinde bu gönül üzülür
Hüzünle dolar seni düşünür
Şimdi çok uzakta kim bilir neredesin
Geri dön ya da dönme ben sendeyim…
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/2/2007 - SoN sÖzLeRiM
Bu sana yazdığım son satırlar
Bu dinlediğim son şarkı bizim üstümüze söylenmiş
Kilit vurdum kalbime, umutlarıma
Ne bundan böyle
Sevdaya dair bir şeyler beklenebilir
Yüreğimden
Ne de nefret edebilirim birinden…
Ben hamal değilim ki
Hep kahrını taşıyayım ömrümün
Alın artık üzerimden hayata dair ne varsa
Alın sevdaya dair acıları
Paylaşın aranızda
Sen sanıyorsun ki
Kolay geliyor gidişin bana
Arkanı döndüğün ilk anda
Gözlerim gülecek mi yeniden sanıyorsun?
Söylesene
Sen ne sanıyorsun aşkı, sevgiyi
Söylesene
Kolay olan kaçmaksa yalansa
Vazgeçişse,
Ben zor olanı seviyorum…
Ve hala seni seviyorum…
Sen öylesine
Farzet ki her şey çok kolay
Gittiğini sandığım gün giderken bende kalanları
Yani seni…
Yani gerçek aşkı…
Yani bizi…
Alamayacaksın benden
Geri vermeyeceğim onları
Benim onlar, bana ait…
Biliyor musun?
Acı olan asla gidişin değil
Belki bir gün sevmeyi öğrendiğinde
Yanında ben olmayacağım…
Bir sabah gözlerini yeni doğan güne açtığında
Başkası olacak yatağında
Benim içimde sadece “SEN”
Var olacaksın baktığım her yerde…
Ve işte ilk defa
O gün sebepsiz ağlayacağım
O gün yağan yağmur gizlemeyecekti gözyaşlarımı
Kim bilir belki de
Aynadaki hayalin
İlk kez asacak suratını bana…
Ve o sabah sensiz ve üşümüş uyanacağım
Her şeyin bir bedeli var biliyorum
Ve bende bu bedeli ödüyorum
Ödediğim bedel
SENSİZLİK ;
YALNIZLIK ;
AŞKSIZLIK ;
Oysa ;
Yüreğim her şeye rağmen
Mutlu olmanı diliyor…
Seni bulduğum yerden başlıyorum yürümeye
Seni düşünüyor ve gecenin ayazında üşüyorum
Veda bile etmeden gidişin geliyor aklıma
Bense….
Sadece “SUSUYORUM”…
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
29/1/2007 - AğLıYoRuM sEn YoKsUn DiYe
Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde, Bu gece yine için için yanıyorum, Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum, Seni, gidişini, sevişini, her şeyini... Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim, Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor... Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde... Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum, Onları sana benzetiyorum, Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali... Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece, Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü, Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu, Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını Ve bir gün ansızın bırakıp gidişini... Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını, Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum, Bir daha çıkamasın diye... Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin, Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin? Gittin son bir veda ile gözü yaşlı, Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı, Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım... Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım, Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine, Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala... Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz, Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz... Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm, Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm, Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna, Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna, Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin, Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı, Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna, Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin... Bir daha unutuldun, sevdanla baş başa bırakıldın, Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin... Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün, Ve ardına bakmadan gittin... Beni benle baş başa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım... Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz, Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil... Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç? Parça parça edilmiş, yıkık ve virane, Bir o kadarda vefasız... Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım... Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm... Unuttum dedim, unutacağım dedim, Unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim... Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden, Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde, Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde, Hatıraların, gözlerin ve sözlerin... Şiirlerini getirdiler bana, Beni öldüren şiirlerini... Vefasız dediğini duydum, yıkıldım, Düşündüm seni gecelerce daima tek başıma, Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi, Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım... 3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim... Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım her yerde... Belki bir gün sesini duyarım umuduyla Telefon bekledim günlerce, Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca Ağladım ağladım, Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım... Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye, Olurda içinde görürler beni diye... Benim kalbimi de istediler, ama vermedim kimseye, Olurda içinde seni görürler diye... Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken, Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye, Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın, Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce, Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle... Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum, Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde... Düşmüyor adın hiç dilimden, Öleceğim gülüm bir gün ben, Senin sevginden, senin derdinden... Bir gün göreceğim yine belki seni, Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni... İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım, Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım... Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye, Ve her yerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi; Seni unutmam için öldürseler bile, Karşılık olarak dünyayı verseler bile, Darağacı kurup idam etseler bile, Senden başkasını asla sevmeyeceğim...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/12/2006 - ***BENİ BENSİZ BIRAKMA OLUR MU?***
Tek kanatlı, solgun düşlerimi, yüzünde kanayan o kutsal ışıkla aydınlatan sonsuzluk meleğim…
“SANA NEYİ ANLATAYIM? “EVET YALNIZIM”
Sadece bunu söyleyip susmak isterdim… Ebediyen susmak, çünkü canım acıyor… Konuştukça, arzuladıkça, özledikçe, en kötüsü yaşadıkça canım acıyor.”
Ruhumu yaktıktan sonra şimdi de damarlarımda dolaşan sensizliğin etimi yakan acısını mı? O acıyı unutsun diye sığındığım, ama sevgini orada da hep ama hep kaybettiğim soğuk rüyalarımı mı? Odamın tavanındaki yoksulluğumu ve kimsesizliğimi harç yapıp içine doldurduğum o derin, o sonsuz çatlakların altında, sen, diye her gece koynuna girdiğim o zamansız ölümlerimi mi?
Şimdi burada değilsin. Ama beni duyabiliyorsun, biliyorum. Kapat gözlerini benim için ve dinle n’olur. Çünkü bunu sana ancak bir kez söylemeye cesaretim var. Seni ait olduğun çevre için değil, bana ait olman için değil, karşılığında beni sevmeniz için değil… Sadece sen olduğun için sevdiğimi söyleyebilseydin…
Ne zaman sevgine acıksam kendi kalbimi yedim. Kendi etimi… Aşkımı… Ruhumu yedim…
“YÜREĞİMİN EN SAKLI YERİNDE YALNIZCA SENİN ELİN DOLAŞMIŞTI”
Seni yıllarca, şehirlerce uzağından sevdim. Seni kelimelerce, şiirlerce yakınından sevdim. Seni, dünya üzerinde sanki ilk kez benim için kalemi eline alıp yazdığın mektuplarca sevdim. Seni umutsuzca, beklentisizce, hayallerce sevdim uzağından. Zamanla kırgınlık kimlik değiştirdi ve vazgeçiş oldu benim için… Unutmanın en ağırı unutamadan unutmaktır. Seni sonsuza kadar kaybetmek, kimlik değiştirdi ve unutmak oldu benim için… Anladın mı artık, varlığım sana acı vermek için değil, sadece seni sevebilmek için yaşadım ben… hala seninle geçireceğim anların telaşıyla, tüketir gibi yaşıyorum sensiz geçen günlerimi… Seninle geçen zaman bir daha tekrarı mümkün olmayan, doğaçlama bir melodi gibi benim için. Sanki birlikte yazılmış kaderimizin sayılı dakikalarından an çalıyorum. Öyle birikmişsin ki içimde… Seni yaşamakla tüketmem, seni sıradanlaştırmam mümkün değil. İçime çektikçe çoğalıyorsun sevgili…
“Sevgilim, beni sensiz bırakma olur mu? Çünkü sen nereye gidersen git, ben oradayım. Benim başka gidecek bir yerim yok. Benim senden başka gerçeğim yok. Sende yaşıyorum ben sadece. Senin kalbinin topraklarında yaşıyorum ben. BENİ BENSİZ BIRAKMA OLUR MU?...
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
-->
|